Benim Yolculuğum

Herkesin kendi içsel yolculuğuna çıkmasına sebep olan bir hikayesi vardır. Kimse herşey yolundayken, dur bir dakika, bu hayatta neler oluyor, diye çıkmaz yola. Bu genelde şöyle olur,dur bir dakika, niye ben bunları yaşıyorum bu hayatta, acaba bir çıkış var mı?, şeklinde olur. Benim de farklı değil tabi. Sanırım bu soruyu ben 24 yaşlarımda sormaya başladım. Bu yaşta ne yaşamış olabilir ki bir insan böyle bir soru sorsun, değil mi? Aslında herkesin deneyimi kendine özel, kendine zordur. Benimki de bana zor geldi diyelim. Ben 3,5 yaşındayken annem ve babam boşandılar. Bu durum her çocuk için olduğu gibi benim içinde zor bir süreçti. 3 aydan biraz fazla babamla kaldım, sonra annemin yanına geldim. İkisinden birini seçmek zorunda kalmak, o en sevdiğin iki kişiden sadece birisi ile yola devam etmek çok zordu. Bu benim küçük kalbim için büyük bir olaydı. Ve tabi suçlu arıyordum. Ve buldum. Annemdi. Çünkü babamı terk etmişti. Zamanla bu kızgınlığım babama döndü. Çünkü onu özlüyordum ve o genç bir adamdı. Ve kendi hayatını düzene sokmaya çalışıyordu. Bunu anlamam mümkün değildi. Biraz pısırık diyebileceğimiz bir tiptim. Kızkardeşim benden biraz daha iri yarı ve güçlüydü. Tabi bu gücü ilk olarak ablasına yani bana göstermeyi seçti. Sonuçta biraz kalbi kırık, biraz özgüvensiz, bir o kadar akıllı bir çocuk olarak büyüdüm. Neden bunları anlattım, çünkü tüm kayıtlar anne karnında başlar ve ilk 6 yıl hayatımızın, kişiliğimizin şekillendiği yıllardır. Benim hamurumda böyle yoğuruldu. Beni çok seven bir ailede büyüdüm. Anneannem ve dedem bana çok sevgi verdiler. Annem arkadaşım oldu, babam dünyayı daha geniş bir pencereden bakmamı sağladı. Ben bu güzelliği ne zaman farkettim peki. 24 yaşımda meditasyon yapmaya başladığımda. Çünkü o zamana kadar herkes suçluydu. 24 yaşımda nişanlımdan ayrıldığımda ki ayrılmayı ben istemiştim, yine kalbi kırık bir şekilde geziyordum ortalarda. O zaman annemin bir arkadaşı bana bir dernek olduğunu meditasyon ve enerji çalışmaları yapıldığını söyledi, enerjimin dağınık olduğunu ve bu yöntemlerin bana iyi geleceğini anlattı. Deneyelim dedim. Son derece analitik bir beyin olan ben ilk gittiğim gün her durumu gözlemleyip, sorguladım tabi. Daha sonraki günler çokta dindar olmamama rağmen dinden çıkıyormuyum ki diye sormaya başladım. Siz sormadınız mı hiç? Vallahi ben sordum. O grupta hacı bir teyzede vardı, meditasyon ardından kabedeki gibi huzurlu hissettiğini, kabeye gittiğini gördüğünü anlatıp dururken, ben iyi madem bu teyze de varsa yol doğru diyip, çalışmalara katılmaya devam ettim. Ne de olsa hacı tabi... Bir gün bir çalışma yapılırken, benim orada olmaya devam etmek istemediğimi anladım. Birşeyler bana uymamıştı, tabi cevap klasikti, bu aşama için hazır değilsin, onun için bu tepkiyi verdin. Hazır olmamakta ne demek diyerek oradan ayrıldım. Tabi bu söz egomu alt üst etmişti. Kaldıramadım. Bu dönemin bana kazandırdığı birçok şeyin ilerde yaptığım işe katkı sağlayacağının farkında bile olmadan ayrıldım oradan. Aradan 4 yıl geçti. Ben enerji çalışmalarına tövbeli yaşarken, annem Reiki eğtimine ikimiz için kayıt yaptırdığını söyledi. Ben tabi istemiyorum bu enerji işlerini derken, annem yumuşak karnımdan giriyor. Kızım ben anlamam belki, onu için beraber gidelim, diyor. Çok akıllı olan benim egom okşanınca ben tabi hemen, tamam, dedim. Meğer annem benim, kızgın, öfkeli, ani tepkiler veren davranışlarım belki biraz yumuşar diye bu eğitime götürüyormuş. Gerçekten, sinirlenince gözüm hiçbirşey görmez ve uç noktada tepkiler verirdim. Daha fenası iğne gibi laf sokmayı da iyi bilirdim. Aslında şöyle diyelim, hitabet konusunda ruhumun taşıdığı erdemi henüz farkedip yaşamadığım için, onu açığa çıkarış şeklim biraz acı oluyordu. Çocukken bitmeyen masal anlatmalarım ve bunu dinlemeleri için insanların 5 dakika nefes almalarına bile izin vermeden saatlerce konuşmalarım, hep bu yeteneği farketmem içinmiş. Ben bunu anlayana kadar anneciğim neler çekti, bir de siz düşünün artık. Sonuç olarak Reiki eğitimine gittim ve bana bir sakinlik geldi. Ve bu tarz konulara yeniden ilgi duymaya başladım.

devam edecek....

0 görüntüleme

YASAL UYARI: İşbu internet sitesi içerisinde yer alan herhangi bir bilgi tedavi amacı taşımamaktadır. Söz konusu bilgiler ziyaretçiyi bilgilendirmek amaçlı olup sağlık hizmeti değildir. Verilen bilgiler hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılmamalıdır. Tanı ve tedavi mutlaka bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi bir işlemdir. Her türlü hastalık ve sair tedavi gerektiren sorunlarınız için lütfen doktorunuza danışınız. Merkezimizin salt amacı katılımcılarımızın kişisel gelişimlerine katkıda bulunup etrafımızda sevgi ve saygı ortamı yaratmaktır. 

© 2020 by Melih Özcan